Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (A-B)

2 Kasım 2018 Cuma 11:47
158
Okunma
0
Beğenme

Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (A-B)

 

Pazarlama disiplini, işletme yönetimi içinde son yıllarda önemi gittikçe artan, işletmelerin daha fazla odaklandığı, bütçe içerisinde gittikçe daha fazla yer tutan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir işletmenin en temel iki fonksiyonunun ürün ve hizmet üretmek ve üretilen mal ve hizmetleri pazarlamak olduğu düşünülürse, kavramın önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.

Bir işletmenin üretimi ürün ya da hizmetin ne şekilde meydana getirileceği konusuyla ilgiliyken, bu aşamada pazarlama devreye girmekte ve ilgili ürünün hangi zamanda hangi miktarlarda üretilmesi gerektiğini ve ardından ortaya çıkan ürünün ihtiyaçla nasıl karşılaştırıldığının kararını vermektedir. Bir ürünün ya da hizmetin üretilmesi süreci, pazarlama fonksiyonu ile tamamlayıcı bir işleve sahiptir.

Her türlü pazarlama etkinliği, bir ürünün, ürün grubunun ya da markanın algılanan değerinin arttırılması, bu sayede de marka değerinin artırılmasına odaklanır. Bunun için de, pazarlama etkinlikleri içinde marka yönetimi süreçlerine daha fazla önem vermek hayati bir gereklilik olmuştur.

Marka yönetimi süreçlerini daha iyi anlayabilmek için de, psikoloji, sosyoloji, istatistik, strateji, pazarlama, finans, iletişim, görsel tasarım, bilgi teknolojileri gibi sosyal, yönetimsel ve mühendislik bilimlerinden karma bir disiplinle yürütüldüğünü görmek gerekir. Ayrıca günümüzde mevcut pazar ortamlarında pazarlamanın değişen yüzü ve tüketici merkezli anlayışın egemenliği, pazarlama iletişimi faaliyetlerini marka yönetimine daha fazla önem vermeye itmektedir.

Pazarlama etkinliklerinin geleneksel tanımda olduğu gibi üretilen ürün ve hizmetlerin ihtiyaç ile karşılaştırılması işlevi, artık yeterli olmamaktadır. Açıkça daha fazlası gerekmektedir. Bugün genel olarak iletişim etkinlikleri olmadan, buna bağlı olarak strateji temelli marka iletişimi yürütmeden sürdürülebilir bir marka yaratmak olanaksızdır. Yine pazarlamanın odağında marka olmaksızın müşterilere ulaşmak ve onların ilgisini markaya çekmek imkân dâhilinde değildir.

Bugün pazarlama disiplininin en önemli bileşeni marka, herhangi bir işletme tarafından üretilerek, bir ya da birden fazla aracı kurum tarafından piyasaya sunulmakta olan ürün ve hizmetlere kimlik kazandırma, ilgili ürünü rakiplerinden farklı kılma, tüketicilere bir vaat ve teklif sunma sürecidir. Marka, kâr yaratacak bir şekilde benzersiz bir fayda beyanında bulunan veya buna yönelen, salt rekabetten daha iyi bir şekilde tüketicileri hedefleyen bir tekliftir. Marka açıkça bir değere sahiptir. Bu değer, ürün ile müşteri arasındaki ilişkiyi ifade eder. Müşterinin umduğu bir dizi hizmeti ve kaliteyi içerir. Bu anlamda markayı anlamak için pek çok terimi bilmek, hakim olmak gerekir.

İletişim etkinliklerinin farklı ve geniş yelpazede şekillendiği, iletişim kanallarının çok boyutlu olduğu günümüz pazar ortamında, pazarlama faaliyetlerinin temeline markayı koymak, farklılığı özünde olan markalar teşkil etmek önemlidir.

“Marka İletişimi Tasarımı ve Uygulamaları” makalelerinde, marka iletişimi tasarımı ve uygulamaları ile ilgili kuramsal bilgileri sistematik bir şekilde aktarmakta, çeşitli örneklerle sizlere farklı bir bakış açısı sunmayı amaçlanmaktadır. Bu anlamda bundan sonraki makalelerde marka yönetimi ile ilgili kavramları, markanın pazarlama iletişimi içindeki rolünü, marka türlerini, marka farkındalığını, marka yaratım süreçlerini ve stratejilerini, marka çağrışımını ve marka konumlandırmasını terminolojik olarak öğreneceğiz, ardından marka denkliği unsurlarını ve marka genişleme stratejilerini genel olarak açıklayacağız. Pazarlama, reklam ve bütününde pek çok alana hakim olmaya çalışacağız.

 

 

360 derece pazarlama [360° marketing] Planlama, örgütleme, koor­dinasyon, denetim gibi yönetim fonksi­yonlarını finans, üretim, muhasebe gi­bi diğer işletme fonksiyonlarını entegre eden bir sistem dâhilinde düşünmeyi öne­ren pazarlama etkinlikleri.

4C [The Four Cs] Müşteri değe­ri (Customer value), müşteri için mali­yet (Cost to the customer), kolaylık (Con­venience) ve iletişim (Communicati­on) faktörlerinin oluşturduğu ve 4P ye­rine söz konusu edilen müşteri odaklı pa­zarlama anlayışı.

4P [The Four Ps] Pazarlama kar­ması denilince akla gelen ilk şey 4P’dir. Dünyada pazarlama denilince ilk akla gelen isim olan Philip Kotler tara­fından literatüre kazandırılan “4P” adını Ürün (Product), Fiyat (Price), Dağı­tım (Place), Tutundurma (Promotion) dörtlüsünden al­maktadır.

 

A

A sosyo-ekonomik statü [A socio-economic status] Bir segment tanımıdır. Üst düzey gelir gruplarından, üst düzey mes­leklerden, beyaz yakalılar ve özelin­de yönetici sınıflardan oluşan gruptur. Ken­di sınırları içinde benzeşik tutumlara sahiptir.

AB grubu hedef kitle [AB target market] Bir Sosyo Ekonomik Statü (SES) tanımı. Belli tanımlara bağlıdır. Mesela bu grup­taki evin hanımının alışverişte çok da­ha etkili olduğunu, AB hanelerin büyük bir zincir marketten yüksek oranda alışveriş yaptıkla­rını, en çok pazartesi günü alışveriş yap­­tıklarını, ayın 15’inin onlar için de önemli olduğunu, bazı kategorilerde bü­­yük boya yönelirken bazılarında küçük boyu tercih ettiklerini, bazı kategori­lerde farklı markaları denemeyi severken bazılarında düzenli aldıkları marka­­dan vazgeçmediklerini, küçük sepetle­rinde genelde soğuk içeceğe rastlandı­ğını söylenebilir.

açık hava reklamcılığı [outdoor advertising] Kamuya açık iç/dış mekânlarda teş­hir edilen dış mekân reklamcılığını işa­ret eder. İnsanların dış mekânlarda bu­lunma sıklıkları ile doğru orantılı ola­rak çeşitlenmiş ve farklılaşmış bir rek­lamcılık türüdür. Açık hava reklamla­rı yalnızca firmaların tanıtıcı veya yön­lendirici tabelaları değil, her an her yer­de karşımıza çıkabilecek görsel veya işit­sel mecralar bütünüdür. Açık hava rek­lamlarının ayırt edici tek özelliği, İnsan­ların işyerlerinden, sosyal yaşam alan­larından veya evlerinden bağımsız dış mekân reklam mecraları olmasıdır. Açık hava reklamı, farklı işlev ve etkiler­de geniş bir çözüm yelpazesine sahip­tir.

advertoryal [advertorial] (advertisement + editorial) Haber metni şeklinde hazırlanmış reklam yazısı. Sayfa düzeni, yazı karakteri, tasarımı gazete ilanını andırır. Bu yüzden reklamın haberden ayrışması için “bu bir ilandır” gibi bir ibare kullanılması gerekir. Tanıtıcı reklam türüdür. Tanıtılacak ürünün kullanımını ve etkilerini değişik ögeler yardımıyla ayrıntılı olarak haber biçiminde anlatan reklam. Yazılı mecralarda dergi ilanının daha fazla bilgi vermeyi amaçlayan daha yoğun içerikli olan hali; televizyonlarda tanıtıcı reklam, basında yayınlanan haber formatlı reklam olarak geçer. Reklamın tasarımı özeldir. Dili özeldir. Editöryel içerik gibi hazırlanır.

afiş [banner] Bir tanıtım elemanı. Özellikle branding aşamasında kullanılan, bez veya plastikten yapılan ve bir yerlere asılarak kullanılan tanıtım malzemesi. Branding uygulamalarında kullanılan bannerlar hafif kumaştan yapılır ve geçici bir uygulamadır.

AIDA [Attention-Interest-Desire-Action] (Kısaltma) Reklam iletilerinin etkililiğini sağlamak konusunda yıllardır sıkça başvurulan bir formül. Kısaltması, İngilizce Attention (Dikkat), Interest (İlgi), Desire (İstek) ve Action (Eylem) kelimelerin baş harflerinden oluşturulmuştur. Bu Türkçe olarak şöyle formüle edilebilir: Dikkat çekme + ilgi/merak uyandır­ma + arzulama + eylem, yani satın alma. Bir adım daha ileri gidip formülün açılımı ise şöyle yapılabilir: Reklam iletilerinde önce tüketicinin dikkati ürün üzerine yöneltilir.

ağızdan ağıza pazarlama [Word Of Mouth Marketing (WOMM)] Müşteri katılımını desteklemeyi, onların kendilerini mümkün olduğunca ifade etmelerine olanak vermeyi ve bu şekilde müşterilerin yaratıcılıklarını sergilemelerini sağlayan pazarlama yöntemi.

ajans [agency] Reklam verenin kuruluşunu, işlerini, işleyişini, ürün ve hizmetleri ile bunların mevcut ve muhtemel pazarını, rakiplerini, sürekli izler, ayrıntılı bilgi edinir, analiz eder. Reklam verenin tanıtım ihtiyacını saptar. Buna uygun iletişim stratejisi ve planını, bunun ayrılmaz birer parçası olarak entegre iletişim planlarını hazırlar. Reklam fikri ve mesajlarını oluşturmak, tasarım ve taslakları hazırlamak anlamında yaratıcı çalışmaları yapar.

akılcılaştırılmış tüketim [rationalized consumption] Tüketicinin ne istediğinin ve neyle karşılaşacağının farkında olması esasına dayanır. Bugün hangi ürünün, hangi rafta bulunacağı, bir kahve dükkanında filtre kahvenin yoğunluğu, bir giyim mağazasında indirimin ne zaman başlayacağı, neyi kapsayacağı vb. unsurlar, onların sadık tüketicileri tarafından aşağı yukarı bilinmektedir. Bunlar AVM’ler­de, mağazalarda ve diğer toplu tüketim merkezlerinde satın almayı kolaylaştıran faktörlerdir.

aktif sadakat [active loyalty] Müşterinin satın alma, satış noktasına temasta bulunma ve bunları tekrarlaması durumuna verilen ad. Bir CRM yaklaşımıdır. Markalar tarafından ölçümlenmesi çok önemli bir değerdir. Aktif sadakat dâhilinde belirtmek gerekir ki, asıl sadık olması gereken markadır. Bunun için marka tüketicisine sadık olduğunu gösteren etkinliklerde bulunmalıdırlar.

algılanan değer [perceived value] Tüketicinin ürün ya da hizmet hakkındaki düşüncelerine göre ona biçtiği değer.

alışveriş alışkanlıkları [shopping pattern] Tüketicilerin belirli tür ürün ve hizmetleri belirli tür alışveriş davranışları sergileyerek ve belirli mağazalardan satın alma alışkanlığı. Alışveriş alışkanlıklarını belirleyen etmenler arasında ürüne ilişkin çeşitli nitelikler (ürünün fiyatı, karmaşıklığı, yanlış bir seçimin tüketici için taşıdığı risk oranı vb.), sektördeki markaların birbirinden ayrışma oranı, dağıtımın yapısı, tüketicinin alışverişe ayırabildiği süre vb. sayılabilir.

alışveriş yönetimi [shopping management] Müşterilerin alışveriş sepetlerinin takibi, kargo ücretlerinin otomatik olarak hesaplanması, faturalama ve kredi kartı tahsilâtlarının yapılması.

alt marka [sub-brand] Bir markaya ait serideki ürün ya da hizmetleri diğerinden ayıran alt markadır.

ambalaj [package] Ürünlerin korunması, dayanıklılığının sağlanması, kolay taşınası ve tüketicinin dikkatini çekmesi için kullanılan ağaç, cam, metal, kâğıt-karton vb. materyallerden yapılan ürün tamamlayıcı olan bir araçtır. Bu malzeme cinsleri arasında, matbaacıyı en çok ilgilendiren kâğıt ve özellikle karton ürünlerdir. Bir ürün tamamlayıcısıdır.

amblem [emblem] Kurum kimliğini oluşturmak amacıyla çizgi ve resimle yapılan işaretler ya da soyut veya somut görüntüler veya harflerle oluşturulan simgeler. Amblemler, sözcük özelliği göstermez. Türlerine baktığımızda harflerden oluşan amblemleri, biçimleriyle firma hakkında bilgi veren amblemleri ve harf ile resimsel biçimlerin bir arada kullanıldığı amblemleri görürüz.

ana renkler [main colours] Renk çarkında yer alan, birbiri ile karışım yoluyla elde edilemeyen, kırmızı, sarı ve mavi renkler. Dekorasyonda genellikle çift renk birlikte veya tek renk ve diğer renklerin açık tonlarıyla birlikte kullanılabilirler.

ana/şemsiye marka [main brand] Alt markaları altında barındıran, bu alt markalarla marka kimliğini payla­şarak doğrudan veya onayla destekle­yen esas markadır.

arama motoru optimizasyonu [Search Engine Optimization (SEO)] Arama motorları te­melde içerik dostu yapılardır. Bu para­lelde doğru altyapı ve tasarımla arama motorlarında ücretsiz/doğal sıralan­ma listelerinde üst sıralarda yer alabilmek için yapılan optimizasyon çalışmala­rı yapılır

araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) [research and development (R&D)] Bir şirketin bilim adamları ve mühendisler istihdam etmek suretiyle, şirketin çalışma alanı doğrultusunda bilim ve teknolojiyi yeni ürünler, prosesler ya da hizmetler geliştirmede kullanmak üzere yaptığı çalışma ve faaliyetleri anlatmak için kullanılan yaygın bir terim.

aşk markaları [lovemarks] Kullanıcılarının (müşterilerinin) onlara kalpten ve kayıtsız şartsız bağlandıkları aşırı sadakat yaratmış markalar. Bu markalar, müşterisiyle arasında aşka benzer bir bağ kuran markalardır.

 

B

bağlantı değerleri [link values] Kabilesel pazarlamanın anahtar normlarından biri, ortalama tüketiciye seslenmek yerine, insanları bir grup olarak bir arada tutabilecek değerleri oluşturularak özel bir kitleye seslenir. Bu durum, kabile bağlarını güçlendiren, aidiyeti ve temsiliyeti geliştiren bağlantı değerleri olarak ifade edilir.

bant reklam [band advertising / strip advertising] Ekranın altında beliren bir bant içinde akan reklam yazıları ve görüntüleri. TV’de yayın sürerken program üzerine yerleştirilen, ekranın oran olarak 1/5’ini kaplayan, tanıtımı yapılan ürün, hizmet veya kuruluşunun reklamının alt yazı geçmek, logosunu göstermek şeklinde gerçekleştirilen reklam türüdür.

banner reklam [banner ads] Banner internet reklamcılığının bir türüdür. Web sitesine bir resim dosyası olarak entegre edilir ve reklamcının web sitesine erişimi sağlayan bir link verilir.

barkod [barcode] Ambalaj üzerinde yer alan, ürünün fiyatı, niteliği ve üreticisini gösteren paralel çizgiler. Bir ürünün fiyatının kasada elektronik kalem ya da başka bir araçla daha hızlı okunmasını sağlamak amacıyla ambalajın üstüne basılan kodlama biçimidir. Barkod bir ürünün nüfus kâğıdıdır.

basılı reklam araçları [print media] Etkinlik yönetiminde, tanıtım amaçlı, bilgilendirme amaçlı kullanılmak üzere hazırlanmış her türlü broşür, katalog, insert, el ilanı, poster vs. malzemeler.

basın daveti [press reception] Her türlü mecradan muhabirler, editörler, ekonomi müdürleri ya da köşe yazarlarının mark aile ilgili bilgi aktarma süreci nedeniyle davet edilmesi işi.

basın toplantısı [press conference] Basın toplantısı, herhangi bir konu hakkında bilgi veren kişilerin belli bir konu hakkında açıklamada bulunmak için gazetecileri davet ettiği ve çoğunlukla soru-cevap şeklinde düzenlenen medya etkinliği.

benzersiz değer önermesi [unique value proposition] 1940’lı yılların başında başarı­lı pazarlama kampanyalarının izlediği pa­terni tanımlamak için kullanılan bir pa­zarlama konsepti. Satın alınacak ürü­nün öne çıkan özelliği, yararı üzerinde dur­makta ve bunu reklamın ana teması ola­rak kullanmaktadır.

beş temel tasarım ilkesi [5 design principles] 1- Denge 2- Orantı ve görsel hiyerarşi 3- Görsel devamlılık 4- Bütünlük 5- Vurgulama. Sıraladığımız ilkelerin hepsi bir tasarımda eşit ölçüde yer almayabilir. Yapılan tasarımın amacına uygun olarak, bir ilke diğerinden daha önemli hale gelebilir. Hatta bazı tasarım ilkeleri birbirleriyle çelişebilir.

beyin dalgası analizleri [brain wave analysis] Beyinden yayılan elektrik sinyalleri kafatasına bağlanan alıcılarla ölçülebiliyor. Elektroansefalogram (EEG) denen bir aletle ölçülen bu sinyallere doğal olarak beyin dalgaları deniliyor. Bu araştırma türünde de denekler reklamı izlerken beyin dalgalarını saptayarak reklama karşı gösterdikleri ilginin düzeyini ve duygusal tepkilerini ölçülüyor.

birebir pazarlama [one to one marketing] Özelleştirilmiş, müşteriyle birebir temas noktalarını içeren, müşterinin tutumlarına göre şekillendirilen pazarlama biçimi. Satış noktalarından, dağıtıma, satış sonrasından ambalajlamaya, kişiselleştirilmiş bir anlayış söz konusudur.

bireysel markalama [individual branding] Şemsiye markaların ayrı markalar altında pazarlaması. Çoklu ürün üreten şemsiye markaların tek bir ürün markalaması yerine işlevsel özelliklerine, farklı kalitelerine, farklı kullanıcı ve kullanım tiplerine göre, her ürün için farklı bir marka kullanılması durumu.

birincil renkler [primary colours] Asli renkler olarak da tabir olunan, doğada karşılaşması mümkün olan, kendilerinden her nevi rengin türetilebildiği asıl renklerdir. Baskı mürekkeplerinde sarı, mo­rumsu kırmızı ve mavidir. Işıkta kır­mı­zı, yeşil ve mavidir.

birleşmiş marka [united brand] Bir organizasyonun tüm imajını, fiziksel niteliklerini ve öz değerlerini kendi bünyesinde toplayan marka. Diğerlerine örnek teşkil eder.

birlikte markalama [co-branding] Bir üretim firmasının iki ayrı markasının bir araya getirilerek tek bir marka yaratılması süreci. İki markanın görsel unsurlarından başlayarak tüm iletişim faaliyetlerinin birlikte yönetilmesi. Birden fazla “tanınmış” markanın yeni bir ürün için bir arada kullanılması durumu. Aile markalama olarak da adlandırılır.

blog [blog] İnternet kullanıcılarının, internet üzerinden kendi istedikleri şeyi yazdıkları platform. Web ve log kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulan weblog kelimesinden türemiştir. Zamanla kullanıcıların weblog yerine blog denmiştir. Genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir.

bütünleşik pazarlama iletişimi [Integrated Marketing Communication (IMC)] Her türlü organizasyonun ürün ya da hizmetleri ile ilgili olarak aldıkları bütün kararların iletişim boyutunu da düşünerek, müşteri bazlı ve satın alma davranışlarına etki edecek şekilde alması ve bu farklı kararların bir disiplin içinde orkestra edilerek, stratejik bir yaklaşım ile planlanması ve sinerji yaratılması süreci.

 

Prof. Dr. Uğur Batı - Eğitmen/Yazar



 Yorumlar 


Benzer Videolar
Marka Yönetimi Serisi 3 - Tüketici Davranışları
SGK
Mali Müşavir Seçimi
Almaya Rehberlik Aşamaları
Faktoring
Liderlik ve Yetiştirme


Benzer Makaleler
Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (C-F)
İnternetin James Bond'u Olmak İster misiniz?
İnternette Küçük Balık Olmak
Benim Güçlü KOBİ'm İçin
Perakendede Kayıp ve Kaçaklar
Açıl Susam Açıl