Perakende Sektöründe Kuşaklar

4 Mart 2019 Pazartesi 17:18
727
Okunma
0
Beğenme

PERAKENDE SEKTÖRÜNDE KUŞAKLAR

“Kuşaklar” konusu; son dönemde özellikle perakende sektöründe yer alan işletmelerin sıkça konuştuğu bir konudur. Sessiz Kuşak, Baby Boomerlar, X Kuşağı, Y Kuşağı, Z Kuşağı ve derken Alfa Kuşağı da iş hayatında yerini almaya başladı.

İş çevremizde şöyle bir etrafımıza baktığımızda çoğu kişinin bir diğer kuşaktan dert yandığını ve kuşaklar arasındaki bazı çatışmaların organizasyonları olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz, oysa hepimiz biliyoruz ki; doğru bir iletişimin en temel kuralı karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabul etmektir. Şu bir gerçek ki maalesef her birimiz gerek sosyal hayatımızda gerekse iş ve aile yaşamımızda diğerlerini kendimiz gibi görüyor ve onlardan da bizim gibi düşünmesini, hareket etmesini bekliyoruz. Belki de sorunun temel kaynağı tam da burası, hal böyle olunca da herkes köşesine çekiliyor ve çatışmalar başlıyor.

Özellikle işletmelerde birlikte görev yapan kuşakların kültür, eğitim ve deneyimlerinin farklılıkları iletişim sorunlarına ve bazı anlaşmazlıklara sebep olmaktadır. Perakendeci dostlarımdan da sıklıkla bu konuda yaşadıkları sıkıntıları duyuyorum. Çalışan profilindeki kuşaklara bağlı olarak değişim ve organizasyonların bu değişime ayak uydurması gerekliliği artık sabit. Önemli olan bu değişimi ve bu değişim ihtiyacını kabul veya reddetmek değil, değişime ayak uydurup gerekli uyumu gerçekleştirmektir.

Bazı yöneticiler diğer alt kuşak mensubu çalışanlarını iş dünyasının gerçekleri ile henüz karşılaşmamış ve deneyimsiz bulur, kimi de yöneticilerini eski kafa ve yeniliklere kapalı biri olarak değerlendirir. Her bir kuşağın hayatı algılama biçimleri ve farklı iletişim tarzları vardır ki zaten organizasyonları farklı kılıp zenginleştiren asıl değer de budur.

Örgütsel bağlılıkları nispeten daha az olan ve yeri geldiğinde aradığını bulamadığını söyleyip rahatlıkla iş değiştirebilen bir kuşak var. Çoğu bir an önce yönetici olmak ya da girişimci olarak kendi işlerini kurmak istiyorlar. Onlar, iş hayatını sadece yaşamlarını sürdürebilmek için değil, daha rahat para kazanmak için istiyorlar. Şöyle de bir gerçek var ki, kendi yöneticilerini yeterli görmeyenler de çoğunlukta, bu grup aşırı bireyci olmaları ve otorite tanımaması ile de biliniyorlar. Fakat tehlike bu değil, asıl tehlikeli olan kendilerini vazgeçilmez zannetmeleri. Kariyerinde 16’dan fazla takımda yüzlerce futbolcu ile çalışan Hollandalı teknik Direktör Guus Hiddink şöyle diyor; “Yıldızlarla çalışmak zor değildir. Asıl zor olan yeteneksiz olup kendisini yıldız sananlarla çalışmaktır.”

Birçok sektörde yaşadığımız ve adını “kuşak çatışması” olarak koyduğumuz sıkıntı X, Y ya da Z kuşağı ile çalışmanın zorluğu değil, asıl zor olan yeterli olmadığı halde kendisini vazgeçilmez sayanlarla çalışmanın zorluğu aslında. Şunu unutmayalım ki yöneticiler de o koltuklara kolay oturmuyor. Satış baskısı, kâr baskısı, organizasyonel mükemmellik baskısı… Sırtta bir sürü yük, çoğu bunlarla yıllarca mücadele ederek oturmuşlar o koltuklara. Ailesinden, sevdiklerinden, kendilerinden zaman çalıp işe yatırmışlar.

Peki günümüz ekiplerinde bu yeni jenerasyonlar belki de paradan daha önemli ne istiyor olabilirler?

  • Dâhil olmak istiyorlar,
  • Takdir görmek istiyorlar,
  • Ödüllendirilmek ya da ödül kazanabilecekleri bir çalışma ortamı istiyorlar,
  • Bağ kurmak istiyorlar,
  • Motivasyon istiyorlar,
  • Makul bir özerklik istiyorlar, biraz özgür ve esnek çalışma saatleri istiyorlar,
  • Çevresinden saygı görmek istiyorlar,
  • Terfi etmek ve bu sayede kazançlarını artırabilmek istiyorlar,
  • Etkili ve geliştirici geri bildirim almak istiyorlar, gelişimleri için destek görmek istiyorlar,
  • Kendilerini gelişim için zorlayacak yeni görevler istiyorlar.

Bahsettiğim gibi, birçok sektörde yaşadığımız ve adını “kuşak çatışması” olarak koyduğumuz sıkıntı, diğerlerini kendimiz gibi görmek ve onlardan da bizim gibi düşünmesini, hareket etmesini beklemektir. Günümüz ekiplerinde bu yeni jenerasyonların yukarıdaki beklentilerine saygı gösteren ve organizasyonel yapılarında da makul değişimler gerçekleştirebilen işletmeler biraz daha şanslı olacaktır.

 

Koray Tekay / Perakende Mağazacılık Eğitmeni



 Yorumlar 


Benzer Videolar
5 Adımda Başarılı İnternet Pazarlaması
Sermaye Şirketleri
e-Ticarete 6 Adımda Doğru Başlangıç
Finansal Tabloları Anlamak ve Okumak
Dijital Dönüşüm Serisi 6 - Bitcoin & Blockchain 1
Ekonomi Üzerine - Küresel Ticaret Yeniden Canlanacak mı?


Benzer Makaleler
10 Dakikada Instagram Reklamı
Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (S-Ş)
Beynimizin Duygusal Dehlizleri
"Aklı Başında" Hedef Kavramı
Alibaba.com'da Aranınca Bulunmak
Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (R)