Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (C-F)

2 Kasım 2018 Cuma 11:41
70
Okunma
0
Beğenme

Reklam Marka Pazarlama Terimleri Sözlüğü (C-F)

Pazarlama disiplini, işletme yönetimi içinde son yıllarda önemi gittikçe artan, işletmelerin daha fazla odaklandığı, bütçe içerisinde gittikçe daha fazla yer tutan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir işletmenin en temel iki fonksiyonunun ürün ve hizmet üretmek ve üretilen mal ve hizmetleri pazarlamak olduğu düşünülürse, kavramın önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.

Bir işletmenin üretimi ürün ya da hizmetin ne şekilde meydana getirileceği konusuyla ilgiliyken, bu aşamada pazarlama devreye girmekte ve ilgili ürünün hangi zamanda hangi miktarlarda üretilmesi gerektiğini ve ardından ortaya çıkan ürünün ihtiyaçla nasıl karşılaştırıldığının kararını vermektedir. Bir ürünün ya da hizmetin üretilmesi süreci, pazarlama fonksiyonu ile tamamlayıcı bir işleve sahiptir.

Her türlü pazarlama etkinliği, bir ürünün, ürün grubunun ya da markanın algılanan değerinin arttırılması, bu sayede de marka değerinin artırılmasına odaklanır. Bunu için de, pazarlama etkinlikleri içinde marka yönetimi süreçlerine daha fazla önem vermek hayati bir gereklilik olmuştur.

Marka yönetimi süreçlerini daha iyi anlayabilmek için de, psikoloji, sosyoloji, istatistik, strateji, pazarlama, finans, iletişim, görsel tasarım, bilgi teknolojileri gibi sosyal, yönetimsel ve mühendislik bilimlerinden karma bir disiplinle yürütüldüğünü görmek gerekir. Ayrıca günümüzde mevcut pazar ortamlarında pazarlamanın değişen yüzü ve tüketici merkezli anlayışın egemenliği, pazarlama iletişimi faaliyetlerini marka yönetimine daha fazla önem vermeye itmektedir.

Pazarlama etkinliklerinin geleneksel tanımda olduğu gibi üretilen ürün ve hizmetlerin ihtiyaç ile karşılaştırılması işlevi, artık yeterli olmamaktadır. Açıkça daha fazlası gerekmektedir. Bugün genel olarak iletişim etkinlikleri olmadan, buna bağlı olarak strateji temelli marka iletişimi yürütmeden sürdürülebilir bir marka yaratmak olanaksızdır. Yine pazarlamanın odağında marka olmaksızın müşterilere ulaşmak ve onların ilgisini markaya çekmek imkân dâhilinde değildir.

Bugün pazarlama disiplininin en önemli bileşeni marka, herhangi bir işletme tarafından üretilerek, bir ya da birden fazla aracı kurum tarafından piyasaya sunulmakta olan ürün ve hizmetlere kimlik kazandırma, ilgili ürünü rakiplerinden farklı kılma, tüketicilere bir vaat ve teklif sunma sürecidir. Marka, kâr yaratacak bir şekilde benzersiz bir fayda beyanında bulunan veya buna yönelen, salt rekabetten daha iyi bir şekilde tüketicileri hedefleyen bir tekliftir. Marka açıkça bir değere sahiptir. Bu değer, ürün ile müşteri arasındaki ilişkiyi ifade eder. Müşterinin umduğu bir dizi hizmeti ve kaliteyi içerir. Bu anlamda markayı anlamak için pek çok terimi bilmek, hakim olmak gerekir.

İletişim etkinliklerinin farklı ve geniş yelpazede şekillendiği, iletişim kanallarının çok boyutlu olduğu günümüz pazar ortamında, pazarlama faaliyetlerinin temeline markayı koymak, farklılığı özünde olan markalar teşkil etmek önemlidir.

“Marka İletişimi Tasarımı ve Uygulamaları” makalelerinde, marka iletişimi tasarımı ve uygulamaları ile ilgili kuramsal bilgileri sistematik bir şekilde aktarmakta, çeşitli örneklerle sizlere farklı bir bakış açısı sunmayı amaçlanmaktadır. Bu anlamda bundan sonraki makalelerde marka yönetimi ile ilgili kavramları, markanın pazarlama iletişimi içindeki rolünü, marka türlerini, marka farkındalığını, marka yaratım süreçlerini ve stratejilerini, marka çağrışımını ve marka konumlandırmasını terminolojik olarak öğreneceğiz, ardından marka denkliği unsurlarını ve marka genişleme stratejilerini genel olarak açıklayacağız. Pazarlama, reklam ve bütününde pek çok alana hakim olmaya çalışacağız.

 

C-Ç

cıngıl [jingle] Reklamda çeşitli ses, söz ve efektlerin uyaklı biçimde düzenlenmesiyle oluşturulan müzikal yapı. Bir marka hafıza sabitleyicisidir. Reklamlarda çeşitli ses ve efektlerin uyaklı biçimde sıralanmasıyla oluşturulan basit müzikal yapı.

çekme stratejisi [pull strategy] Perakende ürünü pazarlamak için doğrudan tüketiciye yönelik reklamlara ağırlık veren pazarlama stratejisidir. Tanıtım, tutundurma, reklâm ve benzeri etkinlikleri içeren stratejik bir bütündür. Çekme stratejisinde ise üretici kanalın son halkası olan tüketici veya müşteriye yönelik çalışmalar yapar. Amaç, perakendeci seviyesinde talebi arttırmak ve böylece toptancının da ürüne olan talebinin artmasını sağlamaktır.

çevrimiçi pazarlama [online marketing] İnternet ve e-posta gibi dijital kanalları kullanarak yapılan pazarlama kampanyaları. Bildiğiniz gibi internet pazarlaması veya diğer adıyla online tanıtım faaliyetleridir. Online pazarlama, genellikle diğer web sitelerinde reklam yayınlayarak veya reklamı bir başka yöntemle hedef kitleye sunarak gerçekleştirilir.

çizgi [line] Bir grafik tasarım unsurudur. Görsel hiyerarşi de ayırma vazifesi görür. Karakterler sahiptir. İnce, kalın, düz veya kıvrımlı, sürekli veya kesik, grenli olması, ayrı anlamsallıklara sahiptir.

çizgi üstü reklamcılık [Above The Line (ATL) advertising] Belli bir strateji etrafında şekillendirilmiş olan, mecra üzerinden yürütülen reklam çalışmalarına verilen ad. Mecra satın alınarak gerçekleştirilen, yaratıcı strateji sürecine dâhil reklam çalışmalarıdır.

çizgi altı reklam [below the line advertising] Mecra satışlarını içermeyen Satış Promosyonu, Doğrudan pazarlama, POP malzemeleri gibi harcamalar.

çok uluslu pazarlama [multinational marketing] Bir markanın ülke pazarında pazarlama faaliyetlerinde bulunması durumu.

 

D

DAGMAR [Defining Advertising Goals for Measured Advertising Results] (Kısaltma) Bir etkiler hiyerarşisi modelidir, ancak öncekilerden faklı olarak, tüketicinin geçtiği her aşamanın bir pazarlama iletişimi hedefi ile ilişkilendirilmesi gerektiği düşüncesi ortaya atılmıştır. Böylece reklamın etkililiğinin ölçülmesi için sadece satış rakamlarına bakılmasının önüne geçmek amaçlanmıştır.

dağıtım [place] Pazarlama karmasının 3. “P”si olan ‘Dağıtım’ın görevi, ürünü doğru yere, doğru zamanda ulaştırmaktır.

dağıtım kanalı [distribution channel] Dağıtım kanalı, bir ürün veya hizmetin üreticiden tüketiciye doğru hareketinde kullanılan yoldur. Dağıtım kanalı bir dizi kişi ve kuruluşlardır. Bu yolda para kazancı söz konusudur. Bir işletme için dağıtım kanalı seçimi, üretilen ürün ya da hizmetin müşteriye en kısa yoldan ve en hatasız biçimde ulaştırılmasında önemli bir faktördür.

dava destekli pazarlama [cause related marketing] Toplumsal duyarlılık içeren bir konu ile ilgili pazarlama Markalara bağlı, sadık tüketici grupları yaratmak için sempati yaratma fikrine odaklanır ve bu doğrultuda sosyal konulara destek verir. Bu yöntem, markalara bağlı, sadık tüketici grupları yaratmak için sempati yaratma fikrine odaklanır ve bu doğrultuda sosyal konulara destek verir.

dayanıklı tüketim malları [durable good] Satın alım sıklığı az olan, alındığında uzun süre kullanılabilen, pahalı olabilen ürün grupları. Faydası bir ya da birkaç kez kullanmakla bitmeyen, uzun süreli kullanılan mallardır: araba, buzdolabı… Kullanım ömrüne göre değerlendirilen mallardır. Bu ürünlerin kullanım ömrü uzundur. Satın alma kararı öncesi, tüketici tarafından uzun bir araştırmaya tabi tutulan ürünleri ifade eder.

dayanıksız mallar [perishable goods] Standart koşullarda ve normal sıcaklık ve hava ortamlarında kolayca bozulabilen, çabuk çürüyen gıda maddeleri (et, süt, balık, meyve vb. gibi).

değer [value] Tüketici tarafından algılanan faydaların fiyata oranıdır. Hayatın anlamı ve günlük yaşamın biçimlendirilmesi konusunda alternatif yollar arasından bir tercih yapmalarını sağlayan yol gösterici nitelikteki soyut yahut somut ilke, inanç veya varlıklardan her biridir.

değer pazarlama [value marketing] Değer pazarlama esas itibariyle hedef aldığı tüketici kitlesi üzerinde belirli bir etki yaratmak ve bu kitlenin düşünme ve bu kitlenin düşünme ve alışkanlıklarını etkilemek yoluyla satın almaya yönlendirmek ve işletmenin kârlılığını arttırmak amacını taşır.

deneyim [experience] Tüketici davranışında deneyim. Tüketicinin ürünü kullanarak ya da tüketerek edindiği izlenimler bütünü. Günümüz tüketicisi için anahtar kelimelerden biridir. Deneyim, bir kimsenin belli bir sürede ya da yaşam boyu edindiği bilgilerin tümünü karşılar. Tecrübe kavramı yerine kullanılır. Anılar, birer deneyimdir. Ya da yaşanılan her şey. Duyu organları aracılığıyla dışarıdan, duygular yoluyla içeriden elde edilen bilgilere de deneyim denir.

deneyimsel pazarlama [experiential marketing] Tüketicilere markaların yarattığı tecrübeyi deneyimleme fırsatı veren pazarlama faaliyetleri. Bu anlayış dâhilinde bir şekilde her bir müşteri için farklı, sıra dışı ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin yaratılması amaçlanır. Pine ve Gilmore, deneyimsel pazarlamayı bir yaşam deneyimini gerçekleştirmek için yapılan, tüketicinin içinde olduğu, katıldığı ve edindiği, tükettiği bir olay ya da olaylar zinciri olarak tanımlar.

deneyimsel tüketim [experiential consumption] Doğal olarak bir ihtiyacı karşılaması için türetilmiş bir kavram. Temel vurgusu tüketimin ancak tüketici ile nesne arasında deneyimsel bir şeyler olması durumunda gerçekleşeceğine dairdir. Tabi ki bu sürecin ucu tasarıma dayanır; yani bu bağ profesyonel iletişim etkinlikleri ile sağlanabilir.

denge [balance] Tasarımın unsurlarıyla birlikte denge, bütünlük, oran ve görsel hiyerarşi gibi tasarım ilkelerinden de bahsetmek gerekir. Grafik tasarım için denge, tasarımı teşkil eden görsel malzeme, tipografi vb. hareketli unsurların belirlenen düzlem üzerinde dengeli dağıtılmış olmasıdır. Tasarımda simetrik ve asimetrik olarak bir denge kurulabilir.

denge ve harmoni [balance and harmony] Reklamcılıkta bir yaratıcılık kıstasıdır. Buna göre, dengesi olmayan bozuktur ve yanlıştır. Uyumu olmayan ise dengesizdir. Dengesiz söz saçma ve iticidir. Dengesi olmayan yapı yıkılmaya mahkûmdur. Denge tasarımın her alanında aranır. Formda, renkte, harekette, tonda her alanda aranır. Dengeleme; reklamın hatasız ve doğru gözükmesi için simetrik kullanılabileceği gibi görsel uyarıcılık maksadıyla asimetrik olarak da kullanılabilir.

devamlılık [continuity] Önemli bir tasarım ilkesidir. Okuyucunun gözü tipik olarak belli ilkeleri takip eder. Okuyucunun göz hareketi burada ustaca olur. İnsan gözü, tasarım yüzeyinde belli ilkeler doğrultusunda hareket eder. Göz hareketlerinin ustaca değerlendirildiği bir tasarım daima hedefine ulaşır. Tasarımda devamlılık anlayışı, görsel hiyerarşinin sağlanması konusunda önemli bir unsurdur.

dijital pazarlama [digital marketing] Markaları ve bağımsız blog dünyasını tanıyan, sosyal ağları etkin takip eden, teknolojik imkânların da tümünü kullanabilen dijital pazarlama yöntemleri, markaların internet üzerindeki bilinirliği yanında, tüketicinin markaya karşı sempatisini, olumlu tutumunu ve aidiyetini artırmayı amaçlamaktadır.

dikey pazarlama [vertical marketing] Doğrudan üreticiden tüketiciye yapılan veya perakendeciden üreticiye doğru pazarlama etkinliklerini gerçekleştiren pazarlama türü.

doğrudan pazarlama [direct marketing] Bir ürün veya hizmetin tüketici tarafından satın alınmasını sağlamak amacıyla potansiyel tüketici grubuna yönlendirilen ve bu kesimle çift yönlü bir iletişim kurarak onlardan cevap almayı amaçlayan aktivitelerin tümü. Kitle iletişim araçlarını ve geleneksel tanıtım mecralarını kullanmayarak, tüketici ile marka arasında ilişki kurmayı amaçlayarak, bağlılık yaratmayı amaçlayan pazarlama yöntemidir.

duygusal ekonomi [emotionomics] Bu tabir, Dan Hill’in son kitabı olan, Türkçeye Duygu Ekonomisi olarak çevirebileceğimiz Emotionomics kitabından kaynaklanıyor. Dan Hill’in de tartıştığı konu, markaların pazarlama iletişimi, tasarım, ambalaj ve kullanılabilirlik gibi özellikleri kullanıp tüketiciyle duygusal bir bağ kurarak, satın alma alternatifleri arasına girebilmek. Marka literatüründe ve sosyal kuramda temel açıklaması bu olan farklı görüşler bulunmaktadır.

duygusal mesajlar [emotional messages] Duygusal mesajlar tüketimin deneysel tarafını işaret eder. Mesajların yaratıcıları, müşterilerin ürün ile hissi bir bağlantı, duygusal bir yakınlık kurmasını amaçlar. Reklam yazarları, duygusal eğilimleri kullanarak, hedef kitleyi satın almaya motive etmeye çalışırlar. Bu eğilimler, müşterilerin ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten korku, suçluluk gibi negatif mesajlar olacağı gibi aşk, mizah, gurur ve eğlence gibi pozitif mesajlar da olabilir.

duyusal pazarlama [sensory marketing] Tüketici deneyimleri üzerine bina edilmiş, tüketiciyi uyaran, eğlendiren, tüketiciye duyusal olarak da dokunan bir pazarlama biçimini öngörür. Duyularımız bizi; değerlerimizi, duygularımızı ve heyecanlarımızı depoladığımız belleğimizle birleştirir. Belleğimiz biz doğar doğmaz malzeme biriktirmeye başlar. Markaların beş duyumuzun gücünü keşfetmesi ve bunları hayata geçirmeleri önemli farklılaşma potansiyeli içeriyor. Tüketici böyle bir tüketimde en basit ifadesiyle, ‘biftek değil, ızgarada pişen bifteğin kokusunu satın’ almaktadır.

 

E

elektronik pazarlama [electronic marketing] Elektronik iletişim araçları yoluyla yürütülen pazarlama etkinlikleridir. Çizgi im tarayıcıları, tüketici bilgi formları gibi çeşitli elektronik olanaklardan yararlanarak olası tüketicilere reklam gönderme, sipariş alma gibi yollarla yürütülen pazarlama etkinlikleri.

e-pazarlama [e-marketing] İnternet üzerinden potansiyel müşterileri tanımlayıp, bu müşterilerin ilgisini çekmek ve daha sonra onlarla iletişime geçerek uyarlanmış içerik ve ürünler sunma işidir. Kişiselleştirilmiş, hedefi belirli, gerçek zamanlı kampanyalar şeklinde olur. Web pazarlama, online pazarlama, online reklamcılık gibi servisleri içerir.

e-perakendecilik [e-retailing] Satışlarını elektronik araçlarla çevrimiçi ortamlarda gerçekleştiren firmaların verdiği hizmeti anlatır. Doğrudan müşteriye, internet üzerinden ulaşılan satışlardır.

e-posta pazarlaması [e-mail marketing] Bir şirket tarafından belli bir hedef gruba gönderilen ticari veya bilgi amaçlı içerikli mesajlardır ve bu e-mailler sayesinde kolay ve hızlıca hedef kitlenize büyük/yüksek miktarlarda yazılı bülten, televizyon veya radyo reklamına ihtiyaç duymadan ulaşabilir, maliyetinizi de düşürmüş olursunuz.

e-satış [e-sales] Web siteleri üzerinden alışveriş imkânı veren iş modellerinin adıdır. E-pazarlama yapan çoğu şirket internetten satış yapmayabilir.

e-ticaret [e-commerce] Elektronik Ticaret’in kısaltmasıdır. İlk defa 1990’lı yılların sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. İnternet kullanımının bu yıllarda hızla artması, internette pazarlama tekniklerinin kullanılabileceği düşüncesini oluşturmuştur. E-ticaret açık olarak; mal ve hizmetlerin tanıtım, reklam ve çeşitli çalışmalar ile birlikte satışlarının, internet üzerinden online olarak yapılmasıdır.

etkileşimli pazarlama [interactive marketing] Etkileşimli pazarlama sayesinde kurumlar sundukları ürün veya hizmetin ulaştığı hedef kitlenin algılarını interaktif deneyimlerle değiştirmeye çalışırlar. E-ticaret, sosyal ağlar, müşteri odaklı web siteleri, online oyunlar, viral kampanyalar etkileşimli pazarlamanın interneti kullanarak müşteriye ulaşmada kullandığı başlıca yöntemlerdir.

etkinlik yönetimi [event management] Etkinlik yönetimi, bir markanın “gerçek bir yaşam deneyimi” haline gelmesini amaçlayan, hedef kitle ile markayı buluşturan, rekabetin çok yoğun yaşandığı iş dünyasında farklı olarak algılanmak özel olarak tasarlanmış olayların tümüdür. Bir pazarlama süreci olarak stratejik olmayı gerektiren bir biçimdir.

 

F

farkındalık [awareness] Tüketicinin ürün ve organizasyon hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Markanın anahtar özellikleri hakkında bilgi sağlanmalı, bu özellikler ve bağlantılı oldukları faydalar, hedef izleyici kitlesindeki tüketiciler için önem arz edebilmektedir. Buna marka farkındalığı denir.

farklılaştırılmamış pazarlama stratejisi [undifferentiated marketing strategy] Farklılaştırılmamış pazarlama stratejisinde işletme tüm pazarı homojen olarak düşünmekte, dolayısıyla pazarın içinden bir bölüm seçmeye gerek duymamaktadır. Bu anlamada pazarlama karması elemanlarının bileşimini tek bir pazarda etkin olabilmeyi düşünerek planlayan işletmelerin uyguladığı strateji farklılaştırılmamış pazarlama stratejisi olarak tanımlanmaktadır.

farklılaştırılmış pazarlama stratejisi [differentiated marketing strategy] Bir pazarın benzeşik alt gruplara ayrılarak oradaki gruplar için ayrı pazarlama karması geliştirilmesi işlemi. Farklılaştırılmış pazarlama stratejisi seçilen birden fazla pazar bölümü için birden fazla ürün ve pazarlama yöntemi geliştirilmek üzerine kurulmuş bir stratejidir. İşletmeler bu strateji ile her pazar dilimi için özel bir ürün geliştirerek, yüksek satış elde etme imkânına ve aynı zamanda pazarda daha kuvvetli bir pozisyona erişme olanağı bulmaktadır.

flaşmob [flash mob] En yaygın olarak kullanılan gerilla pazarlama türlerinden biridir. Dünyanın pek çok ülkesinde yapılan flaşmob eylemleri, katılımcıların daha önceden belirlemiş yer ve zamanda buluşup, yine önceden kararlaştırılan, amacı marka tanıtımı olan bir eylemi gerçekleştirdikten sonra dağılmaları esasına dayanır.

font kümesi [type group] Stil benzerliğinden dolayı birlikte kullanılan yazı karakterleri; örneğin, düzler, tırnaklılar, tırnaksızlar, kalın tırnaklılar, süslüler gibi.

 

Prof. Dr. Uğur Batı - Eğitmen/Yazar



 Yorumlar 


Benzer Videolar
Sözleşmeler
Vergiye Giriş ve Şahıs Şirketlerinde Vergi
Yatırım Teşvik Kredileri
Finansal Tabloları Anlamak ve Okumak
Perakende Serisi 8 - Müşterilerin Duyularına Hitap Etmek
Marka Yönetimi Serisi 4 - Marka Kimliği


Benzer Makaleler
10 Dakikada Instagram Reklamı
Bir Kararın Anatomisi
Hikayeleri Herkes Sever
Bir Markanın Ürün Tasarımı Nasıl Yapılır?
Yeni Bir Segment ve Pazarlama Türü: Gençlik Pazarlaması
OPEC'de Uzlaşı ve Petrol Savaşı